Mood’s, Halk Bankası’nın notlarını açıkladı

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s Investors Service’in, Türkiye Halk Bankası A.Ş. için düzenlediği kredi notlarında finansal güçlülük notunu ”D ” olarak belirlediği duyuruldu.
Continue Reading…

Akciğer kanserine erken tanı umudu

Vücudun bağışıklık sisteminin, tümörlere verdiği tepkinin analizine dayanan yeni bir kan testi geliştirildi. Testi geliştiren Kentucky Üniversitesi öğretim üyesi Li Zhong, “Vücuttaki belirli bir proteine bakıp akciğerdeki tümör riskini ortaya çıkarmaya başladık. Şimdiye kadar insanlar üzerinde yaptığımız deneylerde yüzde 90’lık bir başarı elde ettik. 4 kişide, bir yıl önceden akciğer kanserini teşhis etmeyi başardık. 18 kişinin ise iki, üç ya da dört yıl önceden akciğer kanseri olduğunu ortaya çıkardık” dedi. Akciğer kanseri, dünyadaki en yaygın kanser türü olarak biliniyor. Dünyada her yıl 10 milyon kişiye akciğer kanseri teşhisi konuyor. X-ray veya CT taramayla teşhis konulduğunda, hastalığın etkileri ortaya çıkmış ve tedavi için oldukça gecikilmiş oluyor. Erken teşhis edildiğinde ise hastaların yaşama şansı yüzde 85 artıyor. Tümör vücudun başka organlarına yayılmışsa tedavi şansı oldukça güçleşiyor.

ABD kökenli ‘20/20’ GeneSystems’ firması yeni yöntemin lisansını satın aldı. ABD Ulusal Sağlık Kurumu da ‘20/20’ GeneSystems’ ve Kentucky Üniversitesi’ne testin geliştirilmesi için 175 bin dolarlık (yaklaşık 275 bin YTL) bir fon ayırdı.

Pompadan Maliye’ye 25.5 Milyar Lira Vergi Akıyor

Kriz döneminde hükümetin yaptığı vergi artışları nedeniyle akaryakıt ve Lpg sektöründen sağlanan dolaylı vergi gelirleri yüzde 0.7 artarak 25.5 milyar TL’ye ulaştı.
Petrol Sanayi Derneği’nin (PETDER) yılın 9 aylık dönemini kapsayan sektör raporuna göre, akaryakıt tüketiminden alınan vergiler geçen yılki düzeyini koruyarak 22 milyar TL olarak gerçekleşirken, Lpg tüketiminden sağlanan dolaylı vergi gelirleri ise yüzde 3.5 oranında artarak 4 milyar TL’ye ulaştı. Türkiye, temmuz ayında yapılan Ötv düzenlemesi sonucunda benzinde dünyanın en çok vergi alan ülkesi olurken, yılın son çeyreğinde benzinin pompa fiyatının yüzde 68’ini, kırsal motorinin ise yüzde 59’unu dolaylı vergiler oluşturdu. Son 5 yıldır, akaryakıt ve Lpg sektörlerince sağlanan dolaylı vergi yılda 33 milyon TL’yi aştı..Benzinde yüzde 13 artış

Rapora göre 22 Ekim itibariyle pompa fiyatındaki vergilerin payı benzinlerde yüzde 66’ya ulaştı. Kurşunsuz benzinin pompa fiyatı içinde verginin payı yüzde 66.05 olurken, motorin yüzde 55.81’e, kırsal motorin yüzde 55.81’e, Lpg otogaz yüzde 50.80’e, kalorifer yakıtı yüzde 41.55’e, fuel oil ise yüzde 31.49’a çıktı. Bu vergi artışlarıyla birlikte 95 oktan kurşunsuz benzin fiyatında yüzde 13.41, kırsal motorinde yüzde 16.05, motorinde yüzde 14.95, otogazda ise yüzde 10.02 artış yaşandı. Rapora göre, bu dönemde benzinler, motorinler, gazyağı, kalorifer yakıtı ve fuel oilin toplamı olarak ifade edilen toplam akaryakıt tüketimi 2008 yılının aynı dönemine göre yüzde 7.4 oranında azalarak yaklaşık 13.37 milyon ton olarak gerçekleşti.

Koyun Can, Kasap Et Derdinde

Tarım Bakanı Mehdi Eker, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalı (GDO’lu) gıda yönetmeliği ile bu tür gıda ithalatının zorlaştığını savunurken bilim adamları ve tüketici dernekleri karşı ses yükseltti. GDO’lu gıda, ‘atom bombası’na bile benzetildi. Gıda sektöründe ise ‘Üretim aksayacak’ görüşü ortaya atıldı. ABD’li senatör Grassley ise, “Türklere Amerikan mısırı satamayacağız” diye endişelendi.
GENETİĞİ Değiştirilmiş Organizmalı (GDO’lu) gıda tartışması giderek büyüyor, kafalar iyice karışıyor. Yönetmeliğe karşı bilim adamları, ziraat mühendisleri ve tüketici dernekleri, “Frankenştayn ürün ithalatının kapısı açıldı. İnsan ve hayvan sağlığına zararlı yüzlerce üründe, ithal edilen GDO’lu nişasta bazlı (mısırdan yapılan) şeker kullanılıyor. Çikolatadan bisküviye glikozdan turşuya gıda üretimi GDO’lu ürünlere bağlı” diyor.Fetva tartışması oldu

Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker, çıkardıkları yönetmeliğin GDO’lu gıda girişini daha da zorlaştırdığını, riskli ürünler için yeni analizleri zorunlu hale getirdiğini, bu ürünlerin, gelse bile 91 kişilik komiteden onay alamayacağını bildirdi. GDO’lu ürün tartışması Diyanet bütçesinin görüşüldüğü Meclis komisyonuna da taşındı. Devlet Bakanı Faruk Çelik, “Birçok ülke din açısından GDO’lu ürüne karşı çıkıyor. Siz de Diyanet’ten, ulemadan görüş alacak mısınız” sorusuna karşılık, Din İşleri Yüksek Kurulu’na sorulabileceğini söyledi.

Tarım Bakanlığı’nın yayınladığı yönetmelik, sadece Türkiye’de değil, ABD’de de yankı buldu. 26 Ekim’de yürürlüğe sokulan Genetiği Değiştirilmiş Organizmalı (GDO) ürünlerle ilgili yönetmeliği duyurmadan önce Türkiye’nin ABD’ye danışması gerektiğini ima eden ABD Senatosu Finans Komitesi kıdemli üyesi Chuck Grassey, ABD Başkanı Barack Obama tarafından ABD Ticaret Temsilciliği’nde (USTR) tarım konusundaki başmüzakerecilik görevine aday gösterilen İslam Sıddıki’ye hesap sordu. Grassley, “Türkiye, GDO’lu ürünlerle ilgili yeni düzenleme yaptı. Bu, Türk pazarlarını Amerikan mısırı ve soya fasulyesinin ithalatına kapattı. Türkiye bu düzenlemeyi duyurmadan önce ABD’ye danışmadı, Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) de haber vermedi. Dolayısıyla düzenleme hemen yürürlüğe girdi” dedi. Senatör Grassley, İslam Sıddıki’ye “Yeni görevinizin onaylanması halinde sizi, Türk yetkililerin bilimi temel alan GDO politikalarını onayladıklarını ve Amerikan GDO ürünlerinin ithalatına karşı ayrımcılık yapmadıklarını görmek için bir an önce çalışma yürütmeye davet ediyorum. Bu konuda görüşünüzü alabilir miyim?” sorusunu yöneltti.

Kaygı yarattı

İslam Sıddıki ise yanıtında, “Bu gelişme USTR’de kaygı yarattı. Çünkü Türkiye, DTÖ’ye haber verme konusunda, örgüte olan sorumluluklarına bağlı kalmadı. Ayrıca bildiğim kadarıyla, (Türk yetkililerin) bu konuda harekete geçmeden önce bilimsel risk analizi yaptıklarını zannetmiyorum. Görevim onaylanırsa, hem sizinle hem de Senato’nun diğer üyeleriyle bu konuda yakından çalışacağım ve gerekli tüm önlemleri alacağım” dedi.

Gıda İşverenleri: Çikolata ve bisküvi üretimi yavaşlar

GENETİĞİ değiştirilmiş gıda yönetmeliğinin, sanayicilerle paylaşılmadığı için eksiklerle dolu olduğunu ileri süren Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Başkanı Necdet Buzbaş, yönetmeliğin Türkiye’de yürüyen bir sistemi alt-üst ettiğini öne sürdü. Tanımlar kısmının anlaşılamayacak kadar karmaşık olduğunu söyleyen Buzbaş, “Sanayici ne yapacağını şaşırdı. Kanola, mısır ve soya gibi GDO’lu ürünlerin aslı ABD’de yetiştiriliyor. ABD’liler, ülkede sağlık, kalite ve kontrol mekanizması iyi işlediği için bu ürünleri tüketebiliyor. Yönetmelikteki ayrıntıların alt talimatlarla yönlendirilmeli, tebliğler çıkmalı. Bari 6 ay süre verin, tebliğleri hazırlayın, sanayici kendini hazırlasın” dedi. Fabrikaların işçi çıkardığı, üretimi azalttığı bir dönemde çıkarılan yönetmelikle sanayicinin iş göremez hale geleceğini savunan Buzbaş, “Gıda sanayisinde üretim yavaşlayabilir. Bisküviden çikolataya, glikozdan turşuya kadar gıda üretiminin çoğunu olumsuz etkilenecek. Gıda sanayinin çok geniş yelpazede etkileneceği açık” diye konuştu.

Genetiği değişmiş gıdaya ‘atom bombası’ benzetmesi

EGE Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Özkaya, GDO’lu ürünleri ‘bilim’ diye kutsamaya çalışmanın, atom bombasını üretip kullanılmasını savunmaktan farklı olmadığını savundu. Prof. Özkaya, hükümetin GDO’lu bitkilerin üretimine izin verilmesine yeşil ışık yaktığını, bu ürünlerin ticaretinin bir yönetmelikle düzenlenmesinin hukuk, egemenlik ve halk sağlığı açısından sakıncalı olduğunu ileri sürdü. Özkaya, “GDO’lu bitkiler, bebeklere, küçük çocuklara zararlı. Ayrıca organik tarım alanlarına, buğdayın yabani atalarının zengin olarak bulunduğu yerlere de zarar vereceği kabul ediliyor. Bebeklere ve küçük çocuklara zarar veren GDO’lar nasıl oluyor da yetişkinlere zarar vermiyor? Yetişkinleri gözden mi çıkardık? GDO’lu mısır ürünleri yiyen bir anne bebeğine süt verirse bu bebeğe zarar vermeyecek mi? Unutmayalım ki nişasta bazlı (mısırdan yapılan) şeker yüzlerce üründe kullanıliyor” dedi.

Fırın bile denetlenemiyor GDO nasıl kontrol edilecek

TARIM Bakanı Mehdi Eker’in “GDO’lu gıda girişini yönetmelik ile zorlaştırdık” açıklamasına rağmen, Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya, “Genetiği değiştirilmiş gıda ve yemler, AB’nin yanı sıra birçok ülkede özel kanunlarla yasaklanmasına karşılık, Türkiye’de sadece bir yönetmelikle serbest hale getirildi” görüşünde ısrarcı. Nazım Kaya şu görüşleri savundu: “Genetiği Değiştirilmiş Organizmalı (GDO’lu) ürünlerle ilgili yönetmelik, bir düzenleme ötesinde ticari açılım metni. Gerçekten doğal yollarla yetiştirilmiş ürünlerde kullanımın dahi yasaklanması kabul edilemez. GDO içeren gıda ve yemleri üretenin, ithalatçının beyanı yeterli bulunacak, buna karşılık GDO içermeyen ürünlere etiket sınırlaması getirilmesi, gerçek niyeti beyan ediyor. Bu, GDO’ya bütün yolları açmaya çalışan bir yasaklama. Yönetmelikle, ürünlere inceleme yapılacak. Fırınların denetiminde bile zorlanılırken laboratuvar imkanları dikkate alındığında GDO’lu ürünlerin kontrolü nasıl yapılacak? Gıda terörünü besleyen denetim eksikliği dikkate alındığında çok bedeller ödenecek.”

TBMM’ye mektup gitti: Mamada yasaklanması resmi ağızdan itiraf

TÜKETİCİ Örgütleri Federasyonu Genel Başkanı Fuat Engin, milletvekillerine hitaben yazdığı açık mektupta TBMM üyelerini genetiği değiştirilmiş organizmalı (GDO) ürünlere karşı toplumsal göreve çağırdı. Mektupta, “GDO’lu ürünlerin, bebek mamaları ve bebek formülleri, devam mamaları ve formülleri ile bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde kullanılmasının yasak olduğunun belirtilmesi, GDO’ların zararları gerçeğinin resmi ağızlardan itiraf edildiğinin göstergesi olmuştur” denildi

Borsa Güne Alıcılı Başladı

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Ulusal 100 Endeksi, Güne Alıcılı Başladı.

Antalyalı Kobi’lere Büyük Fırsat: Avrupa İşletmeler Ağı Ofisi Açıldı

ATSO, 2009-2011 yılları arasında yürütülecek proje kapsamında Avrupa Birliği (AB) hibe ve kredileri, AB’deki ihaleler, uluslararası pazarlara erişim gibi konularda, KOBİ’lere bilgi desteği verecek. Yeni pazar arayan KOBİ’lere de heyet ziyaretleri ve fuarlarda ikili görüşme imkanı sunulacak.

Projenin KOBİ’lere sunacağı en büyük imkân ise diğer ülkelerdeki firmalarla ticari eşleşme olacak. 27’si AB üyesi 44 ülkede 600 ortak kuruluş tarafından yürütülen proje kapsamında, veritabanına kaydedilen Antalyalı firmalar, kendi profillerine uygun firmalarla eşleşerek distribütörlük, devretme, ortaklık kurma gibi konularda yeni iş fırsatı yakalayacak. Bu ülkeler arasında AB üyesi olmayan Çin, Rusya, Suriye, Şili, Ermenistan, Mısır ve Amerika da bulunuyor.

Avrupa İşletmeler Ağı Projesi, Antalya Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Müdürlüğü’nde düzenlenen toplantıyla KOBİ’lere tanıtıldı.

Toplantıda konuşan ATSO Başkanı Çetin Osman Budak, Antalya’nın sanayide henüz başlangıç aşamasında olunduğunu, ancak sanayi tesisi sayısı bakımından Türkiye’de 14. sırada yer aldığını söyledi. Budak, organize sanayi bölgesindeki tahsis sayısının 2007 yılında 154 iken, bugün sayının 222′ye ulaştığını kaydetti.

OSB’deki firmaların kriz döneminde ağır darbe aldığını ifade eden Budak, “Geçen yılsonunda kredilerin kesilmesi nedeniyle birçok arkadaşımız gereksiz sıkıntılar yaşadı.” dedi.

Ekim ayı itibariyle sanayi ihracatının yüzde 30, tarım ihracatımız da yüzde 1 gerilediğine işaret eden Budak, “İhracat yapan firma sayısı da 700′lerden 576′ya düşmüştür. Kriz bütün sektörleri etkilemiştir. Yılın sekiz aylık dönemi itibariyle Antalya’nın turizm gelirleri yüzde 20 oranında azalmıştır.” diye konuştu.

Budak’ın verdiği bilgilere göre, yılın 9 aylık döneminde Antalya Serbest Bölge’nin ticaret hacmi yüzde 21 düştü. Aynı dönemde, Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde kullanılan elektrik miktarı yüzde 14, serbest bölgede ise yüzde 10 azaldı.

ATSO Başkanı Budak, önümüzdeki yıldan itibaren firmaların markalaşma çalışmalarına destek olacaklarını, özellikle sanayi işletmelerine kurumsallaşma alanında danışmanlık hizmeti vermeyi planladıklarını aktardı.

Pastırma Sucuk Cüzdan Yakıyor

Ünlü Kayseri pastırması ve sucuğu zamlandı. 1. kalite olarak adlandırılan kuşgömü, tütünlük, sırt ve antrikot pastırmanın kilosu 45 liradan 52 liraya, 2. kalite olarak adlandırılan omuz, kürek, eğrice, şekerpare ve but pastırmanın kilosu 40 liradan 44 liraya, 3. kalite olarak bilinen diğer pastırma türleri de 30 liradan 35 liraya çıktı.Birinci kalite evlik sucuğun kilosu 22 liradan 26 liraya, 2. kalite sucuğun kilosu ise 15 liradan 18 liraya çıktı. Salam, sosis, kavurma et, füme dil ve jambon gibi diğer işlenmiş ürünlerin fiyatları da değişik oranlarda arttı.

Canlı hayvan sıkıntısı

Pastırma ve sucuk üreticisi olan Şaban Ünlü, pastırma-sucuk fiyatlarındaki artışın, üreticilerin canlı hayvan bulmakta yaşadıkları sıkıntılardan kaynaklandığını söyledi.

Ünlü, “Süt para etmeyince geçen yıl dişi koyun ve sığırlar bile kesime gönderildi. Kuzu ve dana sayısı düşünce, canlı hayvan sıkıntısı başladı. Kurban Bayramı yaklaşınca da besiciler ellerindeki malları bekletiyor. Bunun sonucu canlı hayvan fiyatları hızla yükseldi, pastırma ve sucuk fiyatları zamlandı” dedi.

Kömürlük Müzik Atölyesi Oldu, 100 Bin Dolar Ödüle Kavuştu

Mumbai ve Sao Paulo’nun ardından bu yıl İstanbul’da verilen ‘Deutsche Bank Urban Age Ödülü’nün sahibi ‘Barış için Müzik’ projesi oldu.
Eğitim, sağlık, konut, ulaşım, güvenlik ve ekoloji alanındaki projelerin yarıştığı öodül için İstanbul’da uygulanmaya konmuş 87 proje başvurdu. Önceki akşam Emirgan’daki Sabancı Müzesi’nde düzenlenen törende, bu projeler arasından, çocuklara ücretsiz müzik eğitimi sağlamak amacıyla bir okulun kömürlüğünü müzik atölyesine çeviren Mimar Mehmet Selim Baki’nin ‘Barış İçin Müzik’ projesiyle aldı. .Para projeye gidecek

Bu projeyi 4 yıl önce Edirnekapı’daki Ulubatlı Hasan İlköğretim Okulu’nda akordiyon eğitimi ile başladıklarını anlatan Baki, bugüne kadar 7-14 yaş arasında 260 öğrenciye müzik eğitimi verdiklerini söyledi. Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Ali Babacan, 100 bin dolarlık (149 bin TL) ödülü 9 yaşındaki Yunus Altıkanat’a verirken, proje yöneticisi Baki, kazandıkları 100 bin dolarlık yine bu proje için harcayacaklarını söyledi.

Gençlik Evi’ne mansiyon

Ricky Burdett başkanlığındaki Arzuhan Doğan Yalçındağ, Çağlar Keyder, Behiç Ak, Enrique Norten, Anthony Williams ve Han Tümertekin’den oluşan uluslararası jüri, ayrıca Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’nın ekonomik ve sosyal hayatta güçlenmesine yönelik düzenlediği çalışmalar ile Umut Çocukları Derneği’nin Bakırköy Gençlik Evi projesine 10 bin dolarlık (30 bin TL) mansiyon ödülü verdi.
.

Airbus’ın Yeni Kargo Uçağı İlk Uçuşunu Yaptı

Sipariş verenler arasında Türk Hava Yolları, MNG ve ACT Havayolları’nın da bulunduğu Airbus A330-200F tipi kargo uçağı ilk uçuşunu dün yaptı.
Fransa’nın Toulouse kentinde gerçekleştirilen ve 4 saat süren test uçuşta A330’un temel uçuş sistemleri denendi. Toplam 180 uçuş saati sürecek testlere tabi tutulacak uçak, havacılık otoritelerinin onayından 2010’da ilk olarak hizmete Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dhabi merkezli Etihad Havayolları’nda girecek.69 ton kargo kapasiteli

Önce 250-290 koltuk kapasiteli olarak geliştirilen A330 yolcu uçağı, havayollarından gelen talep doğrultusunda Airbus tarafından yapılan çalışmayla 69 ton kargo kapasiteli kargo uçağı haline getirildi. Tam yüklü olarak 5 bin 930 kilometre menzile sahip uçak, yeni nesil sistemler sayesinde yüzde 30 daha fazla iç hacmi daha düşük uçuş maliyetleriyle sunuyor.

Toplam 9 havayolu şirketinden toplam 67 adetlik sipariş alan A330-200F’in ilk müşterilerinden biri de 4 uçakla MNG Havayolları olmuştu. ACT Havayolları iki uçak siparişi verirken THY de geçen hafta 2 A330 için ön anlaşma imzaladı. Halen A330’un yolcu modeli Türkiye’de THY, Atlasjet ve Saga Havayolları tarafından kullanılıyor.

.

10 Bin Opel İşçisine Yol Göründü, Almanlar ‘ABD Bizi Kandırdı’ Dedi

Amerikan otomotiv devi GM’in satışına günler kala Opel’i satmaktan vazgeçmesiyle Almanya’da artan tansiyon dün 10 bin Opel çalışanın işten çıkartılacağının açıklanmasıyla yükseldi. Almanya’da binlerce Opel çalışanı sokağa dökülürken, sendikalar protesto eylemlerini Avrupa çapında yapmayı planlıyor.
ABD’li otomotiv devi General Motors’un (GM) şok bir kararla Opel’i, Kanadalı Magna ile Rus Sherbank ortaklığına satmaktan vazgeçmesinin ardından Almanya’da başlayan protestolar, 10 bin kişinin işten çıkartılacağının açıklanmasının ardından tırmandı. Dün Opel’in Almanya’daki dört fabrikası Rüsselsheim, Bochum, Kaiserslautern ve Eisenach’ta fabrika içinde ve önündeki düzenlenen protesto eylemlerine binlerce işçi katıldı.
Gerekçe gider azaltmak

GM’in satıştan vazgeçmesinin ardından, GM Başkan Yardımcısı John Smith, dün Opel’den 10 bin kişiyi çıkarmayı planladıklarına ilişkin bir açıklama yaptı. Smith, 54 bin 500 bin kişinin çalıştığı Avrupa biriminden işçi çıkarılarak giderleri yüzde 30 azaltmayı düşündüklerini ifade etti. Smith, “Opel’i yaşatma planını canlandırmak için çalışıyoruz” dedi. GM’nin 10 bin kişiyi işten çıkarma planı, Opel’in satılması planlanan Magna’nın teklifiyle benzerlik taşısa da, protestoların daha da artmasını sağladı. Çünkü bu sayının yarıya yakınının Almanya’da azaltılması bekleniyor. Bugün Opel’in Avrupa işletmelerinde 50 bin, Almanya’da ise 25 bin dolayında işçi çalışıyor.

Amerikalılar kandırdı

Tüm bu gelişmelerin ardından tepkilerini dile getirmek isteyen çalışanlar dün sokaklara döküldü. Protestolarda pankartlar ilgi çekerken bir işçinin taşıdığı pankartta, “Sekse ihtiyacımız yok çünkü şirket bizi her gün beceriyor” yazısı dikkat çekiyordu. Öte yandan Almanya’nın en çok okunan gazetelerinden Bild, “Amerikalılar bizi kandırdı” şeklinde yorumda bulundu. Der Tagesspiegel gazetesi ise bu durumun Merkel için utanç verici olduğunu söyleyerek “ABD-Almanya ilişkileri için bir facia” dedi. Protesto eylemlerine Hessen Başbakanı Roland Koch, Kuzey Ren Vestfalya (NRW) Jürgen Rüttgers ile SPD NRW Başkanı Hannelore Kraft de katıldılar. Metal sendikaları ve işçi temsilcilikleri yarından başlayarak da Avrupa çapında protesto eylemleri planlıyor.

AB pazarlık öneriyor

şirket yönetimlerini GM’le pazarlıkta ortak strateji uygulamaya çağırdı. GM’in Opel’i satmama kararını bir fırsat olarak niteleyen Verheugen, “Detroit ile herkes tek başına pazarlık yaparsa, Amerikalılar en iyi teklifi tercih ederler” uyarısını yaptı.

Putin: Amerikalılar Avrupa’yı küçümsüyor

RUSYA Başbakanı Vladimir Putin, GM’in Opel’i satışı konusunda yaptığı ‘U dönüşünün’ Amerikalı şirketlerin Avrupalı partnerleriyle iş yaparken “onları küçümseyen yaklaşımlarını” bir kez daha sergilediğini söyledi. Putin, Rusya’nın bu durumdan öğreneceği dersler bulunduğunu ancak hükümetinin GM’in Rusya’daki yatırımlarını desteklemeye devam niyetinde olduğunu da sözlerine ekledi. Ortaklarıyla gelecekte yapacakları iş görüşmelerinde General Motors’un bu stilini göz önünde bulunduracaklarını ifade eden Putin, “Son dakikada Opel’in satış anlaşmasını reddetme çıkarlarımıza karşı bir zarar oluşturmuyor ama Amerikalı partnerlerimizin karşı taraflarla anlaşmalarında çok orijinal bir kültürü olduğunu gösteriyor. Bu küçümseyici yaklaşım sadece Avrupalıları etkiliyor, bizi değil” dedi